İnovasyon’da Tereddüt Etmeye Övgü

İnovasyon bir ürün özelliği değil, bir düşünce biçimidir.

img-scaled1
23
Haz, 2026

İnovasyon’da Tereddüt Etmeye Övgü

Tüm hayatını cesaretle ve kararlılıkla sürdürmüş insanın dahi bir gün mutlaka aynada karşılaştığı bir yüz vardır.
O yüzün adı : Tereddüt Eden Otoportre. 

Bu isim hem sanat camiasına hem de bize  yabancı değil. Angelica Kauffman’ın bağımsız bir kariyer için kendi yolunu seçmesine dair kendisini resmettiği otoportresi aslında insanın yaşam seçimlerini yaparken yaşadığı tereddütün de bir  kanıtı niteliğinde. 

Peki siz iş yaşamınız içerisinde hiç tereddüt etmediğiniz o anı hatırlıyor musunuz?

Toplantıda yeni bir fikrin sunulduğu andan bahsediyorum mesela... 

Odadaki en deneyimli kişi olarak siz, "Biz bunu yıllar önce denedik." dediniz. Hiç tereddüt etmediniz. 

Departmandaki herkes aynı problemi aynı yöntemle çözüyordu.Staja yeni başlayan biri farklı bir soru sordu. Siz hiç tereddüt etmeden cevap verdiniz. 

Yeni müşterinizin ihtiyaçlarını daha görüşmeye gitmeden  zaten biliyordunuz.Farklı bir ihtiyaç belirirse de şıp diye anlardınız.Görüşmeyi kalıplaşmış deneyimlerinizle yorumlarken hiç tereddüt etmediniz. 

İnovasyonun önündeki en büyük engel çoğu zaman bilinmezlik değil; kurumda sorgulanmadan doğru kabul edilmiş, kökleşmiş düşünce ve inançlar.

"Bu yüzden ,
ben tereddüt etmeyi öven bir sistem kurucusuyum."

Yeni fırsatlar , yeni değerler ve yeni bakış açıları çoğu zaman büyük fikirlerle değil, küçük bir "Acaba?" ile başlar.
Ve inovasyon ilk şu soru ile doğar:

"Ya bildiğimiz şey artık doğru değilse?"
Bu yüzden aynada karşıma çıkan " Tereddüt Eden Otoportre"den kaçmıyorum.
Aksine merakla izliyorum.

Biliyorum ki yarının dünyasında alışılmışlığı altüst eden dönüşümler yaşanacak.
Ve her gerçek dönüşüm bildiklerine sıkı sıkı tutunanlar tarafından değil,  bildiklerini sorgulama cesareti gösterenler tarafından ortaya çıkacak..